SON DAKİKA

SİYASET

TİP Lideri Baş’tan Muhalefet ve Barış Süreci Değerlendirmesi

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, katıldığı canlı yayında gazeteciler Murat Sabuncu ve Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu ve ana muhalefet partisinin siyasi konumuna dair değerlendirmeler yaparak Yeni Parti’nin yüzünün esas olarak sağa dönük olduğunu savundu. Ancak bu partinin Cumhuriyet Halk Partisi’nin sağında yer aldığını söylemenin haksızlık olacağını da ifade eden Baş, ittifak ilişkilerinin, toplumsal seslenme kapasitesinin ve siyasi dilin sola göre dizayn edilmesi gerektiğini dile getirerek Türkiye’deki birçok siyasi aktörle anlaşamadığı temel noktanın bu olduğunu vurguladı. TİP lideri, toplumun asla değişmeyeceği yönündeki algının kendisine solcu diyen kesimlere de dayatıldığını belirterek bunu kabul etmediğini açıkladı ve bu algının siyasi mücadelenin önünü tıkayan en önemli engellerden biri olduğunu sözlerine ekledi.

İktidarın muhalefeti bölerek ve farklı toplumsal kesimleri tek tek hedef alarak bir baskı düzeni sürdürdüğünü öne süren Baş, son dönemde LGBTİ+ hareketine yönelik operasyonlara da değinerek henüz yasalaşmamış bir düzenlemenin fiilen uygulandığını savundu. Baş, “İktidar ‘Bize biat etmezseniz biz sizi ezeriz’ diyor. Henüz yapmadığı bir yasayı fiilen uygulayan bir iktidarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı ve muhalefet blokunun sağ siyaset çizgisine, Kürt sorununa ve Gezi tutuklularının durumuna kadar birçok konuya değinen TİP Genel Başkanı, iktidarın toplumsal muhalefeti zayıflatmak için farklı kesimleri ayrı ayrı hedef aldığını ileri sürdü. Bu stratejinin toplumsal muhalefetin ortak hareket etme kapasitesini kırmayı amaçladığını belirten Baş, farklı kesimlerin birbirinden koparılarak güçsüzleştirilmek istendiğini savundu.

Çerçeve yasa sonrası yasal adımlarına başlanan sürece ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baş, silahların susmasının barış için yalnızca ilk adım olduğunu söyleyerek esas meselenin toplumsal barışın inşa edilmesi olduğunu belirtti. Baş, “Silahların susması çok önemlidir ancak barışın yalnızca ilk adımıdır. Esas mesele toplumsal barışın inşa edilmesidir” dedi ve sürecin magazinselleştirilmesine yönelik risklere dikkat çekerek “Öcalan’a villa” gibi konuların barış sürecini gündelik siyasi taktiğe indirgeyebileceğini savundu. İktidarın süreci zamana yayarak kendi çıkarına kullandığını iddia eden Baş, barışın toplumsallaşması için en küçük bir çabanın gösterilmediğini öne sürdü ve sürecin toplumun geniş kesimlerine yayılmadığı sürece kalıcı bir sonuca ulaşamayacağını ifade etti.

Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk durumuna da değinen Erkan Baş, iktidarın Demirtaş’ı bir esir takası gibi kurguladığını iddia ederek “Selahattin Demirtaş’ı niye bırakmıyorlar? Çünkü ‘Zamanı geldiğinde bırakırım’ diye düşünüyor. Bunu bir esir takası gibi kurguluyor; ‘En son anda serbest bırakayım, niye erken bırakayım ki?’ mantığıyla hareket ediyor” dedi. Baş, Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın ve birçok kişinin tahliyesi için yeni bir yasaya bile ihtiyaç duyulmadığını savunarak iktidarın silahı günlük siyasi amaçları için elinde tutmak istediğini öne sürdü ve sürecin uzamasından iktidarın kazanç sağladığını ifade etti. Bu tutumun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını belirten Baş, siyasi tutukluluğun bir pazarlık aracı haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

İttifak ve cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına da yanıt veren TİP Genel Başkanı, seçim döneminde karşılaşılan seçeneklerden en iyisini seçme yaklaşımının yetersiz olduğunu söyleyerek mevcut muhalefet stratejisini eleştirdi. Baş, seçim gününde önlerine çıkan alternatifler arasından en iyisini seçmeye odaklanmanın yanlış bir yaklaşım olduğunu, çünkü bu durumda ister istemez iki kötü seçenek arasında tercih yapmak zorunda kalınacağını ifade etti. Bugünden itibaren seçim gününe kadar geçen sürede gerçek bir alternatif siyaset yaratmak için çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Baş, ancak bu şekilde güçlü bir muhalefet hattının kurulabileceğini savundu. TİP lideri, alternatif bir siyasi hat oluşturulmadan seçim dönemine girilmesi halinde muhalefetin zayıf kalacağını belirterek bugünden itibaren güçlü bir toplumsal muhalefet hattının inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi.

İlgili Makaleler