Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin en büyük projesi olan TANAP, Avrupa’ya bağlantısının beşinci yılında, bölgenin tedarik güvenliğinde kilit rol oynayarak TANAP Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi.
Enerjinin “İpek Yolu” olarak anılan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP), Avrupa’ya açıldığı 30 Kasım 2019 tarihinden günümüze bölgenin enerji akışında kilit rol oynamayı sürdürerek TANAP Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımıyla Edirne İpsala’daki MS4 Ölçüm İstasyonu’nda gerçekleştirilen açılış töreniyle başlayan proje, bugün Azerbaycan, Türkiye ve Avrupa Birliği’ni birbirine bağlayan kritik enerji koridoru olarak öne çıkıyor.
Güney Gaz Koridoru’nun en önemli halkasını oluşturan TANAP, Azerbaycan’ın Şah Deniz-2 sahasından çıkarılan doğal gazı 1.811 kilometrelik Anadolu güzergâhından geçirerek Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı’na (TAP) teslim ediyor. Buradan hareketle gaz, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya üzerinden Avrupa pazarına ulaşarak hem kaynak hem de güzergâh çeşitliliği sağlamaktadır. Proje, Türkiye’nin enerji diplomasisindeki gücünü pekiştirmektedir.
Çevresel Miras ve Biyoçeşitlilik: TANAP Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi
TANAP, enerji altyapısının yanı sıra çevre ve biyoçeşitlilik alanında da önemli çalışmalara imza atmıştır. Türkiye’de ilk kez 500 metrelik güzergâh koridorunda EUNIS Seviye 3 habitat haritaları hazırlanarak geniş bir veri tabanı oluşturulmuştur. Yapılan kapsamlı çalışmalar sonucunda daha önce bilim dünyasına bilinmeyen 9 böcek ve 7 bitki türü olmak üzere toplam 16 yeni canlı türü keşfedilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır.
Projenin güzergâhında yapılan ağaçlandırma çalışmaları ile orman ve step habitatlarında hayata geçirilen biyoçeşitlilik dengeleme çalışmaları, geçilen habitat alanlarına pozitif katkı sağlamıştır. Bu çalışmalar, TANAP Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi derken, projenin sürdürülebilirlik kategorisinde birçok ödüle layık görülmesinin temelini oluşturmaktadır.
Kültürel Zenginlik ve Sosyal Kalkınma Programları
Projenin çevresel etki değerlendirmesi ve temel tasarım sürecinde yürütülen arkeolojik ve kültürel miras alanlarının tespitine yönelik saha çalışmaları neticesinde, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Koruma Kurulları envanterlerinde daha önce kayıtlı olmayan 106 yeni alan tespit edilmiştir. Projenin inşaat sürecinde gerçekleştirilen kurtarma kazıları kapsamında, toplam 48 adet arkeolojik alan ve yaklaşık 1.000 adet arkeolojik eser Türkiye kültür envanterine kazandırılmıştır.
Özellikle boru hattı güzergâhının 335. kilometresinde rastlantısal olarak tespit edilen Alaybeyi Arkeolojik Alanı, Karaz Kültürünü de içeren çok katmanlı yapısıyla dikkat çekmiştir. TÜBİTAK laboratuvarlarında yapılan karbon analizine göre Alaybeyi’nde en eski yerleşimin M.Ö. 4720-4553 tarihlerine kadar uzandığı belirlenmiştir.


Güzergâh ve Siyasi Önemi
Ardahan Posof’tan başlayarak Edirne‘ye uzanan boru hattı, Kars, Erzurum, Sivas, Ankara, Bursa ve Çanakkale gibi toplam 20 ilden geçmektedir. Bu geniş güzergâh, projenin ulusal çapta ne kadar büyük bir altyapı yatırımı olduğunu göstermektedir. Projenin siyasi ve stratejik kararlarının alındığı Ankara, TANAP’ın Avrupa enerji güvenliğindeki rolünü sürekli olarak vurgulamaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak, TANAP Enerji Jeopolitiğini Yeniden Şekillendirdi; Avrupa’nın enerji tedarik güvenliğinde kilit rol oynayarak Türkiye’nin stratejik önemini pekiştirmiştir. Proje, sadece doğal gaz taşımakla kalmamış; biyoçeşitlilik alanında 16 yeni türü ve kültürel miras alanında binlerce eseri bilim ve kültür envanterine kazandırarak sürdürülebilirlik alanında da öncü olmuştur.





