Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, hastalarla iletişimde sabır, anlayış ve Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati kurmanın başarının temelini oluşturduğunu belirtiyor.
Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati, sabır ve anlayışın önemine işaret eden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, hastaların bilişsel işlevlerinin yanı sıra algılarını ve davranışlarını da derinden etkilediğini vurguladı. Hastalık ilerledikçe bellek, dikkat ve dil gibi işlevlerde bozulmalar yaşanırken, kişinin kendisi ve çevresiyle ilgili algısı da değişmektedir.
Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, bu durumun hastada davranış bozukluklarına zemin hazırladığını ifade etti. Hasta yaşananları aklında tutamaz, söylenilenlere dikkat edemez ve derdini tam anlatamaz. Aynı zamanda sosyal norm ve kurallardan uzaklaşabilir, kendi davranışlarını denetleyemez. Bu nedenle hasta yakınları ve bakıcıların, iletişim kurarken bilmesi gereken temel ilkeler vardır.
Tartışmaktan Kaçınma ve Alzheimer Hastalarına Yaklaşımda Empati Kuralları
Prof. Dr. Tanrıdağ, hastalarla iletişimde temel alınması gereken ilkelerin başında empati kurmanın geldiğini belirtiyor. Kişinin öncelikle kendine “Eğer ben hasta olsaydım nasıl bir ilgi beklerdim?” sorusunu sorması gerekmektedir. Sevgi, anlayış ve sabır, temel alınması gereken esaslardır. Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati, hastanın karmaşaya girdiği durumlarda fiziksel zorlamadan kaçınmayı da içerir.
Hastanız, 1958 yılında olduğunu veya sizin onun annesi olduğunuzu iddia edebilir. Uzman, hastayla bu tür yanlışlar üzerinden tartışmanın ve onu düzeltmenin hiçbir yararı olmadığını vurguluyor. Çünkü Alzheimer hastalığında kayıt zorluğu vardır; siz doğruları söyleseniz bile hasta bunları aklında tutamayacaktır. İstanbul‘daki hasta yakınları bu tür tartışmaların iletişimde başarısızlıkla sonuçlandığını sıkça deneyimlemektedir.

Onların Gerçeğine Girin: Konuşmanın Bütünlüğünü Bozmayın
Tartışmak yerine hastayla zaman ve mekân kavramlarını gündeme getirmeden rahatlıkla konuşmaya çalışmak en doğru stratejidir. Eğer hasta eskilerden bugünmüş gibi söz ediyorsa, onunla o konuşmanın içine girerek sürdürün. Konuştuğu konunun bütünlüğünü bozmamak ve zaman zaman espriler yapmak, hastanın iletişimini sürdürmesini sağlamak açısından büyük önem taşır. Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati, hastanın var olduğu gerçekliği kabul etmeyi gerektirir.
Bunun yanı sıra, hastayı yapmaktan hoşlanmadığı şeyler konusunda zorlamaktan kaçınılmalıdır. Bulmaca çözmenin ispatlanmış bir yararı ve mantıksal bir dayanağı yoktur. Bu zamanı dışarıda ya da evin içinde müzik dinlemek, ilgi çekici şeyler seyretmek amacıyla geçirmek, hasta için daha uyarıcı ve keyifli olacaktır.
İlaç Güvenliği ve Alınganlık Riski: Yapılmaması Gerekenler
Prof. Dr. Tanrıdağ, güvenlik açısından kritik uyarılarda da bulundu. Hastanızın ilaçlarını kendi başına almasına izin vermeyin. Hafif-orta evrede bulunan bazı hastalar düzenli alabileceği iddiasında bulunsa bile, unutkanlık ve dikkat azlığı nedeniyle bu sakıncalıdır. Ayrıca bazı hastalar, ilaçlarını aldıklarını söyleyerek onları halıların altına saklayabilir veya çöpe atabilir. İlaç güvenliği, bakıcının sorumluluğundadır.
Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati kurarken duygusal hassasiyetleri gözetmek gerekir. Hastalarınızın yanında huzurevi ihtimalinden söz etmeyin. Yaşanan kayıplar hastaları önceden olduğundan daha duygusal ve alıngan yapmaktadır. Bu sözleri duyan hastalar, kendilerinden kurtulma planları yapıldığını düşünebilir. İstanbul‘da hizmet veren bakımevleri bu konuda hasta yakınlarını hassasiyetle uyarmaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak, Alzheimer hastalarına yaklaşımda empati, sabır ve anlayış, iletişimin temelini oluşturmaktadır. Hastanın yanlışlarını düzeltmekten kaçınmak, onun gerçeğine girmek ve ilaç güvenliğini sağlamak, hem hastanın yaşam kalitesini hem de hasta yakınının ruh sağlığını korumak için hayati önem taşımaktadır.





