Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski’nin Aralık ayında ABD’nin Miami kentinde yapılması planlanan G20 Zirvesi çerçevesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelme isteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de gerçekleştirilen 18. BRICS Zirvesi dolayısıyla gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lavrov, Zelenski’nin sürekli seyahat halinde olduğunu ve ülkesinde neredeyse hiç bulunmadığını öne sürdü. Rusya’nın kendi iç meseleleriyle ilgilenmesi gerektiğini savunan Lavrov, Zelenski’nin görüşme arzusunu dile getirmesi halinde Moskova’ya gelebileceğini ifade etti. Böylece Kremlin, Ukrayna liderinin uluslararası bir zirve marjında Putin ile buluşma beklentisine kapıyı kapalı tuttuğunu bir kez daha göstermiş oldu.
Lavrov’un bu açıklamaları, Zelenski’nin Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle’ye verdiği ve görüşmeye hazır olduğunu beyan ettiği röportajının ardından geldi. Zelenski, kendisinin ve Putin’in de davet edilmesi durumunda adı geçen zirvede Putin ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna olumlu yanıt vermişti. Ukrayna lideri, bir araya gelmek, konuşmak ve karar almak gerektiğini savunarak sözlerin değil sonucun belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Zelenski, Putin ile aralarında geçecek diyaloğun içeriğinden ziyade elde edilecek neticeye odaklandığını dile getirmişti. Bu açıklamalar, savaşın başından bu yana iki lider arasında doğrudan temas kurulması yönündeki en somut çağrılardan biri olarak kayda geçti.
Rus tarafının yanıtı ise Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov’un daha önce yaptığı açıklamalara atıfla şekillendi. Lavrov, Peskov’un bu konuda konuştuğunu ve Zelenski’ye davetiye gönderildiğini hatırlatarak, görüşmek isteyenin gelebileceğini söyledi. Bu yaklaşımı “büyük bir iyi niyet göstergesi” olarak nitelendiren Lavrov, Zelenski’nin Putin ve ekibiyle temasları yasaklayan kararını halen iptal etmediğine dikkat çekti. Dolayısıyla Rusya’nın iyi niyet eksikliği bulunmadığını savunan Lavrov, karşı tarafta ise iyi karakter eksikliği olduğunu iddia etti. Bu sözler, Moskova’nın görüşme talebine mesafeli yaklaşımını korurken topu Ukrayna tarafına attığını gösterdi.
Moskova’nın tutumu, G20 zirvesinin ev sahibi ABD’nin olası arabuluculuk çabaları açısından da belirsizlik yaratıyor. Zirvenin aralık ayında Miami’de toplanacak olması, diplomatik temaslar için uluslararası bir zemin sunuyor. Ancak Lavrov’un ifadeleri, Rusya’nın görüşmeyi çok taraflı bir zirve çerçevesinde değil, doğrudan Moskova’da yapılacak bir buluşma şartına bağladığını ortaya koyuyor. Bu şart, Ukrayna tarafının kabul edip etmeyeceği henüz bilinmeyen bir unsur olarak masada duruyor. İki taraf arasındaki mesajlaşma, savaşın seyrine ilişkin diplomatik kanalların ne ölçüde açık olduğunu göstermesi bakımından kritik bir işlev taşıyor.
Zelenski’nin görüşme çağrısı ile Lavrov’un yanıtı arasındaki üslup farkı, tarafların pozisyonlarını net biçimde yansıtıyor. Ukrayna lideri, diyaloğun sonuç odaklı olması gerektiğini savunurken Moskova, görüşmenin yerini ve çerçevesini kendi belirlemek istiyor. Lavrov’un “ülkesinde hiç durmuyor” sözleri, Zelenski’nin uluslararası diplomasi trafiğini hedef alan eleştirel bir ton taşıyor. Buna karşın Kiev cephesinden Lavrov’un açıklamalarına yönelik henüz resmi bir yanıt gelmedi. Taraflar arasındaki bu karşılıklı açıklamalar, olası bir liderler buluşmasının koşulları üzerinde ciddi bir görüş ayrılığı bulunduğunu gösteriyor.
Rusya’nın BRICS zirvesi vesilesiyle dile getirdiği bu tutum, Batı başkentlerinde de yakından izleniyor. G20 zirvesinde Putin’in bizzat yer alıp almayacağı, Moskova’nın açıklamalarıyla henüz netleşmiş değil. Lavrov, Zelenski’ye yönelik davetiyenin hâlihazırda gönderildiğini söyleyerek Moskova’nın kapısının açık olduğu mesajını veriyor. Ancak bu davetin hangi koşullarda ve hangi formatta geçerli olacağı konusunda belirsizlik sürüyor. Ukrayna tarafının bu çağrıya nasıl karşılık vereceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek bir konu olarak diplomasi gündeminde yer alıyor.





