New York borsası, açılışta yüzde 0,27 artışla 52.204,46 puana çıkarak haftanın son işlem gününe alıcılı bir başlangıç yaptı ve bu hareket, yatırımcıların hafta boyunca baskı altında kalan riskli varlıklara yeniden yöneldiğini gösterdi. Aynı açılışta S&P 500 endeksi yüzde 0,59 kazançla 7.636,75 puana ulaşırken, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,8 artışla 26.289,41 puan seviyesine kadar yükseldi. Bu yükseliş, ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin ardından geldi; Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve enflasyon endişeleri, pay piyasaları üzerindeki baskıyı gün içinde artırmıştı, ancak petrol fiyatlarındaki geri çekilme bu baskının kısmen hafiflemesini sağladı.
ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 3,4 artış gösterdi ve bu veri, para piyasalarındaki fiyatlamaları doğrudan etkileyerek ABD Merkez Bankasının gelecek hafta faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. Enerji ve gıda fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyon ise aylık yüzde 0,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti; bu tablo, enflasyon baskısının henüz tam olarak kırılmadığına işaret etti. Enflasyon verisinin ardından ABD’nin 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 4,99’un üzerine çıkarak Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı ve tahvil faizindeki bu yükseliş, borçlanma maliyetlerine ilişkin endişeleri artırırken hisse senedi piyasalarındaki toparlanmanın sınırlı kalabileceği yönünde değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, borsadaki toparlanmanın en önemli itici unsurlarından biri oldu ve enerji maliyetlerindeki bu geri çekilme, enflasyon baskısının bir miktar azalabileceği yönündeki beklentileri destekledi. Brent petrolün vadeli varil fiyatı TSİ 16.30 itibarıyla yüzde 3,4 azalarak 103,93 dolara geriledi; aynı saatlerde Batı Teksas türü ham petrolün varili yüzde 3,6’lık bir azalışla 98,77 dolar seviyesinden alıcı buldu. Bu düşüş, şirket karlılıkları üzerindeki maliyet yükünün hafifleyebileceği sinyalini verirken, jeopolitik gelişmelerin petrol arzına ilişkin yarattığı risk algısı ise fiyatlardaki düşüşün kalıcı olup olmayacağı sorusunu gündemde tutuyor.
Kurumsal tarafta ise Oracle’ın bilanço performansı öne çıktı ve dün piyasaların kapanışının ardından yayımlanan bilançosunda beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildiren Oracle’ın hisseleri güne yüzde 7 kazançla başladı. Bu tablo, teknoloji şirketlerinin bilanço dönemindeki performansının piyasa genelinde yön belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor; S&P 500 ve Nasdaq endekslerindeki artışın da büyük ölçüde bu tür şirket haberleriyle desteklendiği görülüyor. Yatırımcılar, bilanço açıklamalarının yanı sıra makroekonomik verilerin seyrini de yakından izlemeye devam ediyor.
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, hafta boyunca piyasaların yönü üzerinde belirleyici bir rol oynadı ve yüksek seyreden enflasyon endişelerinin baskıladığı pay piyasaları, petrol fiyatlarının gerilemesiyle bugün toparlanma imkanı buldu. Ancak tahvil faizlerindeki yükseliş ve Fed’in faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesi, toparlanmanın kalıcılığına dair soru işaretlerini canlı tutuyor. Piyasa katılımcıları, enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyon üzerindeki etkisini ve merkez bankasının gelecek haftaki kararını izliyor; bu iki değişkenin birlikte seyri, önümüzdeki işlem günlerinde borsanın yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.





