SON DAKİKA

EKONOMİ

Tahvil Getirileri ve Petrol Fiyatları Piyasaların Yönünü Belirliyor

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,24 seviyesinde dengelendi. 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,62 ile 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı; ardından yüzde 5,56’ya geriledi. 2 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,90’da seyrini koruyor. Bu tablo, yatırımcıların bir sonraki yön belirleyicisi olarak ABD’de açıklanacak büyüme ile çekirdek kişisel tüketim harcamaları verilerine odaklanmasına yol açtı.

Tahvil piyasasındaki hareketlilik, jeopolitik gelişmelerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşımasıyla aynı döneme denk geliyor. 10 yıllık faizin önceki gün yüzde 5,30 ile 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi test etmesi, piyasalarda uzun süredir görülmeyen bir getiri ortamına işaret ediyor. Para piyasaları, Fed’in gelecek yıl boyunca faizleri bir dizi artırıma gitmesi ihtimalini fiyatlıyor.

Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesi, başta Fed olmak üzere dünya genelinde merkez bankalarının para politikasında sıkılaşma sürecini hızlandırabileceği yönündeki öngörüleri güçlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesine dair bir adım atmaya hazır olduğu yolundaki habisleri reddetmesinin ardından kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 artışla 103,1 seviyesinde seyrediyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rezai, Trump’ı hedef alarak, “Trump ne müzakere yapabiliyor ne de savaşabiliyor.” dedi. Tahvil piyasasındaki satış baskısının bir diğer kaynağı, yapay zeka alanındaki artan yatırımların ekonomiyi daha da hızlandıracağı beklentisiyle şirketlerin borçlanmasının hızla artması ve kalıcı enflasyon ile kamu harcamalarına dair endişelerin yoğunlaşması.

Yatırımcıların tahvil tutmak için daha yüksek getiri talep etmesi, borçlanma maliyetlerini geniş bir cephede yukarı çekiyor. Bu durum hem kamu hem de özel sektör finansmanı üzerinde baskı oluşturuyor. Fed yetkililerinin açıklamaları da bu tabloda yakından izleniyor. ABD’de açıklanacak büyüme ve çekirdek kişisel tüketim harcamaları verileri, merkez bankasının bir sonraki adımına dair ipucu arayan yatırımcılar için kritik bir eşik işlevi görüyor.

Beyaz Saray’da düzenlenen yapay zeka konulu toplantıda önde gelen teknoloji şirketlerinin yöneticileri ağırlandı. Görüşmeye Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, Alphabet CEO’su Sundar Pichai, Microsoft CEO’su Satya Nadella, Nvidia CEO’su Jensen Huang, Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk, AMD CEO’su Lisa Su, Anthropic CEO’su Dario Amodei ve OpenAI Başkanı Greg Brockman gibi isimler katıldı. Bu görüşme, teknoloji yatırımlarının makroekonomik etkileri açısından da izlendi. Trump, toplantının ardından yaptığı açıklamada görüşmenin çok iyi ve verimli geçtiğini söyledi. Yapay zeka yatırımlarının ekonomiyi hızlandırma potansiyeli, bir yandan büyüme beklentilerini destekliyor. Diğer yandan bu yatırımların finansmanı için artan borçlanma ihtiyacını gündeme getiriyor. Bu denge, tahvil faizlerindeki yükselişin yalnızca enflasyon değil, aynı zamanda yatırım kaynaklı sermaye talebiyle de bağlantılı okunmasına neden oluyor.

Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları ve tahvil piyasasındaki hareketler, küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor. ABD’de yapay zeka alanındaki artan yatırımların ekonomiyi daha da hızlandıracağı beklentileri, 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişte etkili olan unsurlar arasında yer alıyor. Kalıcı enflasyona, kamu harcamalarına ve şirketlerin hızla artan borçlanmasına ilişkin endişeler yoğunlaşırken, yatırımcıların daha yüksek getiri talebi tahvil piyasasındaki satış baskısını besliyor. Fed yetkililerinin açıklamalarıyla birlikte para piyasalarının gelecek yıl boyunca bir dizi faiz artırımı fiyatlaması, veri takviminin önemini daha da artırıyor.

İlgili Makaleler