SON DAKİKA

DÜNYA

Petrol Fiyatlarındaki Gerileme Küresel Piyasalara Diplomasi Kaynaklı İyimserlik Taşıdı

Petrol fiyatlarında yaşanan gevşeme, enflasyon baskılarına ilişkin endişeleri kısmen hafifletirken riskli varlıklara yönelik talebin güçlenmesine zemin hazırladı; ABD’de düzenlenen Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu çerçevesinde liderler düzeyinde yürütülen temaslara bağlanan iyimserlik, küresel piyasaların haftaya pozitif bir seyirle girmesinde belirleyici oldu. ABD Merkez Bankasının Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitmesi ve Fed Başkanı Kevin Warsh’un ileriye dönük verdiği mesajların zayıflattığı risk iştahı, yeni haftada diplomasiye yönelik umutlarla yeniden güç kazandı. Orta Doğu’daki bölgesel gerilimler ile Rusya-Ukrayna hattındaki gerginlikler enerji arzına dair kaygıları canlı tutarken akaryakıt fiyatlarındaki artış, ekonomilerin büyüme ve enflasyon beklentilerini bozmaya devam ediyor.

ABD’de enerji maliyetlerinin yükselmesi Fed’e ilişkin şahin öngörüleri besliyor ve para piyasalarındaki fiyatlamalar, merkez bankasının yıl sonuna kadar ek bir faiz artırımına gidebileceği yönünde yoğunlaşıyor. Bu hafta birçok Fed yetkilisinin yapacağı sözle yönlendirmeler de piyasa aktörlerinin izleyeceği başlıklar arasında yer alıyor. Bu gelişmelerin paralelinde dikkatler ABD’de düzenlenen BM Zirvesi’ne yöneldi; zirvede başta ABD ile Çin olmak üzere birçok ülkenin liderler düzeyinde üst düzey toplantı ve görüşme yapması planlanıyor. Bu temaslardan olumlu sonuçlar alınarak jeopolitik risklerin azalabileceği ve enerji arzının artabileceğine yönelik beklentilerle petrol fiyatları haftaya düşüşle başladı. Analistler, petrol arzına ilişkin sorunların hafiflemesinin ekonomilerin ve merkez bankalarının yol haritalarını daha belirgin hale getirebileceğini, bunun da piyasalardaki belirsizlik algısını kısmen azaltabileceğini kaydetti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD’ye yapması beklenen ziyaret öncesinde ekonomik ve ticari konuları görüşmek üzere bir araya gelen ABD ve Çin heyetleri, New York’ta bir araya geldi. Hazine Bakanı Scott Bessent başkanlığındaki ABD heyeti ile Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng başkanlığındaki Çin heyeti, ABD’nin büyük bankalarından JPMorgan Chase’in Manhattan’daki genel merkezinde gün boyu süren bir görüşme yaptı. Bessent, görüşmenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Çin ile ticaret ve yapay zeka konusunda çok başarılı bir görüşme gerçekleştirdik.” dedi. Tarafların yeniden bir araya gelme konusunda mutabık kaldığını aktaran Bessent, ABD’nin iki ülke arasında bir bildirim mekanizması oluşturulmasını önerdiğini söyledi. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise İran’ın müzakere masasına dönmesi için kapının açık olduğu yönünde bir açıklama yaptı.

Tahvil piyasalarında da hareketlilik yaşanırken ABD’nin 10 yıllık tahvil faizindeki değişim, yatırımcıların risk algısını şekillendiren unsurlar arasında yer aldı. Küresel piyasalardaki pozitif seyrin sürdürülebilirliği, büyük ölçüde diplomatik temaslardan çıkacak somut sonuçlara ve enerji fiyatlarındaki eğilime bağlı görünüyor. Enerji maliyetlerindeki düşüşün kalıcı hale gelmesi, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede elini rahatlatabilecek bir etken olarak değerlendiriliyor. Buna karşın jeopolitik gerilimlerin yeniden tırmanması halinde petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskının geri dönebileceği, bunun da enflasyon beklentilerini yeniden bozabileceği ifade ediliyor. Yatırımcılar, bu denklem içinde hem diplomatik açıklamaları hem de makroekonomik verileri birlikte izliyor.

Fed’in faiz patikasına ilişkin belirsizlik, küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor. Faiz artırımı tercihinin ardından gelen şahin mesajlar riskli varlıklara olan ilgiyi bir süre baskılamıştı; ancak diplomasi kaynaklı iyimserlik bu baskıyı kısmen dengeledi. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, yılın kalan bölümünde ek bir faiz artırımı olasılığını fiyatlamaya devam ediyor. Bu tablo, gelişmekte olan ekonomiler için sermaye akışları ve kur baskıları açısından izlenmesi gereken bir görünüm ortaya koyuyor. Enerji arzındaki olası rahatlama ise enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri sınırlayarak merkez bankalarının manevra alanını genişletebilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Küresel büyüme beklentileri açısından bu denge, önümüzdeki dönemin temel belirleyicilerinden biri olmaya aday.

İlgili Makaleler