SON DAKİKA

GÜNDEM

Trafik Kazası Mağdurlarının Verileri Üzerinden 15,6 Milyar Liralık Haksız Kazanç İddiası

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına göre, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verileri hukuka aykırı yollarla elde edilip hukuk büroları ile hasar danışmanlık şirketlerine ulaştırıldı. Bu faaliyetlerden 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiği belirlendi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturmada 253 bin kişiden vekâletname alındığı, olayla bağlantılı 825 kişi hakkında işlem başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın odağında, kaza mağdurlarının ısrarlı telefon aramaları ve yanıltıcı beyanlarla yönlendirilip temsil yetkisinin ele geçirilmesi bulunuyor. İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep’te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkete yönelik eş zamanlı arama ve gözaltı işlemleri başlatıldı.

MASAK ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun incelemeleri, yapının yalnızca veri toplamakla kalmadığını gösterdi. Bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustaları ile servis çalışanlarına olağandışı para transferleri yapıldığı tespit edildi. Bu tablo, kaza sonrası süreçte rol alan aktörlerin bir bölümünün gelir akışına dahil olduğunu ortaya koyuyor. Soruşturma makamları, elde edilen bulguları organize bir yapının farklı halkaları olarak değerlendiriyor. Vekâletname sayısının 253 bini aşması, mağdur kitlesinin genişliğini ve veri temininin sistematik biçimde yürütüldüğünü gösteriyor.

Bakan Gürlek, vatandaşların ısrarlı telefon aramaları ve yanıltıcı beyanlarla yönlendirildiğini, bu yolla 253 bin kişiden vekâletname alındığının tespit edildiğini açıkladı. Gürlek, “Bu faaliyetlerden 15,6 milyar lira haksız kazanç sağlandığı yönünde tespitlere ulaşıldı” dedi. Olayla bağlantılı 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını bildiren Bakan, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep’te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığını duyurdu. Bu operasyonun, soruşturmanın yalnızca bireysel şüphelilerle sınırlı kalmayıp kurumsal yapılara da uzandığını gösterdiği ifade ediliyor.

Soruşturmanın geçmişi, 4 Eylül’de kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilip “panel” adı verilen sistemler üzerinden kullandırılmasına ilişkin ayrı bir dosyaya dayanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü o soruşturmada, yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret ve abonelik karşılığında açıldığı, vatandaşlara “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız” ve “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle ulaşıldığı belirlenmişti. Soruşturma genişletilince 31 avukat hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, 39 ayrı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemi başlatılmıştı. İlk aşamada, sistemi kurup işlettiği ve gelir akışında yer aldığı belirtilen 10 şüpheli hakkında dava açılmıştı.

Veri temini ve yönlendirme zincirinin trafik kazası mağdurları özelinde nasıl işlediği, soruşturmanın kritik başlıkları arasında. Kaza sonrası dönemde mağdurların iletişim bilgilerine ulaşan yapıların, hukuki süreçleri kendi lehlerine çevirerek vekâletname topladığı ve hasar dosyalarını belirli şirketlere yönlendirdiği öne sürülüyor. Bu yöntemin, sigorta tazminat süreçlerindeki bilgi asimetrisinden yararlanarak mağdurların hak kaybına uğramasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Soruşturma makamlarının, para transferi ağını ve veri akışını birlikte ele alıp yapıyı bütüncül biçimde çözümlemeye çalıştığı anlaşılıyor. Dosyadaki gelişmeler, kişisel verilerin korunması ve sigorta tahkim sistemine duyulan güven açısından da doğrudan sonuçlar doğurabilecek nitelikte.

Yetkililer, arama ve gözaltı işlemlerinin dört ilde eş zamanlı yürütülmesinin, örgütlenmenin coğrafi yayılımına ilişkin somut veri sağladığını belirtiyor. 253 bin vekâletname ile 15,6 milyar liralık kazanç arasındaki ilişkinin dosyanın mali boyutunu oluşturduğu; 825 şüpheliye ilişkin soruşturmanın ise yapının farklı kademelerindeki sorumluluğu ortaya çıkarmayı amaçladığı kaydediliyor. Kamu kurumlarının inceleme raporları ile savcılık soruşturmasının kesiştiği noktada, veri güvenliği ve meslek etiği ihlallerine dair kapsamlı bir tablo şekilleniyor.

İlgili Makaleler